Günün Sözü; ''Hayallerin Gökyüzünde Bıraktığı İzdir Bulutlar'' -Mehmet Severcan

Neler Var?

Okurların keyifli vakit geçireceğini düşündüğümüz içeriklerimiz tam olarak şöyle;

Haftanın Çekilişi

Okurları Desteklemek Amacı İle Her Hafta Düzenlediğimiz Çekilislere Burada Ulasabilirsiniz

Peyami Safa

Peyami Safa Hayatı Eserleri

 

Peyami Safa 2 Nisan 1899-15 Haziran 1961

Servet-i Fünun dönemi şairlerinden İsmail Safa’nın oğludur. Sivas’a sürgüne gönderilen babasının orada ölmesi üzerine1901 yılında iki yaşında yetim kalmış, bu yüzden “Yetim-i Safa” adıyla anılmıştır. Babasız büyümenin acılarının yanı sıra, sekiz dokuz yaşlarında yakalandığı bir kemik hastalığı dolayısıyla 17 yaşına kadar, bu hastalığın fiziksel ve ruhsal bunalımlarını yaşamıştır. Doktorlar bacağının kesilmesinde karar kılmış, fakat Safa bunu kabul etmemiştir. Daha sonraları bu günlerdeki tecrübelerini “9. Hariciye Koğuşu” adlı romanında okurlarıyla paylaşır. Hastalık ve savaşın yol açtığı maddî sıkıntılar dolayısıyla öğrenimini sürdürememiş,13 yaşında hayatını kazanmak ve annesine bakmak için Vefa İdadisi’ndeki öğrenimini yarıda bırakmıştır. Keteon Matbaası’nda bir süre nota tashihi işinde çalışan Peyami Safa, Posta – Telgraf Nezareti’ne girmiş, I. Dünya Savaşı’nın başlamasına kadar orada çalışmıştır (1914). Daha sonra Boğaziçi’ndeki Rehber-i İttihat Mektebi’nde öğretmenlik yapmaya başlamıştır. Dört yıl çalıştığı bu okulda, hem öğretmiş, hem de kendi çabasıyla Fransızca’sını ilerletmiştir. Buradaki izlenim ve deneyimlerini “Biz İnsanlar” adlı eserinde kullanmıştır 1918 yılında ağabeyiİlhami Safa’nın isteğine uyarak öğretmenlikten ayrılmış ve birlikte çıkardıkları “20. Asır” adlı akşam gazetesinde “Asrın Hikâyeleri” başlığı altında yazdığı öykülerle gazetecilik yaşamına başlamıştır. İmzasız olarak yazdığı bu hikâyelerin tutulması üzerine Server Bedi takma adını kullanmaya başlayan Peyami Safa, daha sonra 1921’de Son Telgrafgazetesinde yazmış, oradan da Tasvir-i Efkâr’a geçmiştir. Daha sonra Cumhuriyet Gazetesi’ne geçmiş, 1940 yılına kadar bu gazetede fıkra ve makalelerinin yanı sıra, roman da tefrika etmiştir.

1960’lı yıllara kadar başta Milliyet olmak üzere birçok gazete ve dergide yazan Peyami Safa 27 Mayıs’tan sonra Son Havadis gazetesinde yazmaya başlamıştır (1961). Aynı yıl Erzurum’da yedek subaylığını yapmakta olan oğlu Merve’nin ölümü üzerine büyük bir sarsıntı geçiren Peyami Safa, iki üç ay sonra İstanbul’da vefat etmiştir.

 

Peyami Safa’nın Eserleri

 

ROMAN:

  • Gençliğimiz (1922)
  • Şimşek (1923)
  • Sözde Kızlar (1923)
  • Mahşer (1924)
  • Bir Akşamdı (1924)
  • Süngülerin Gölgesinde (1924)
  • Bir Genç Kız Kalbinin Cürmü (1925)
  • Canan (1925)
  • Dokuzuncu Hariciye Koğuşu (1930)
  • Fatih-Harbiye (1931)
  • Atilla (1931)
  • Bir Tereddüdün Romanı (1933)
  • Matmazel Noralya’nın Koltuğu (1949)
  • Yalnızız (1951)
  • Biz İnsanlar (1959)

ÖYKÜ:

  • Hikayeler (Halil Açıkgöz derledi, 1980)

OYUN:

  • Gün Doğuyor (1932)

İNCELEME-DENEME:

  • Türk İnkılâbına Bakışlar (1938)
  • Büyük Avrupa Anketi (1938)
  • Felsefî Buhran (1939)
  • Millet ve İnsan (1943)
  • Mahutlar (1959)
  • Mistisizm (1961)
  • Nasyonalizm (1961)
  • Sosyalizm (1961)
  • Doğu-Batı Sentezi (1963)
  • Sanat- Edebiyat-Tenkid (1970)
  • Osmanlıca-Türkçe- Uydurmaca (1970)
  • Sosyalizm-Marksizim- Komünizm (1971)
  • Din-İnkılâp-İrtica (1971)
  • Kadın-Aşk-Aile (1973)
  • Yazarlar-Sanatçılar- Meşhurlar (1976)
  • Eğitim-Gençlik-Üniversite (1976)
  • 20. Asır- Avrupa ve Biz (1976)

DERS KİTAPLARI:

  • Cumhuriyet Mekteplerine Millet Alfabesi (1929)
  • Cumhuriyet Mekteplerine Alfabe (1929)
  • Cumhuriyet Mekteplerine Kıraat (Dört cilt, 1929)
  • Yeni Talebe Mektupları (1930)
  • Büyük Mektup Numuneleri (1932)
  • Türk Grameri (1941)
  • Dil Bilgisi (1942)
  • Fransız Grameri (1942)
  • Türkçe İzahlı Fransız Grameri (1948)

Ahmet Hamdi Tanpınar

 

Ahmet Hamdi Tanpınar Hayatı Eserleri

 

Ahmet Hamdi Tanpınar  Türk romancı, öykücü ve şair.  Ahmet Hamdi Tanpınar Aynı zamanda 1942-1946 yılları arasında TBMM’de Kahramanmaraş milletvekilliği yaptı.

Yaşamı

Ahmet Hamdi Tanpınar 23 Haziran 1901’de İstanbul’da doğdu. 1923 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’ni bitirdi. Liselerde ve yüksek okullarda çeşitli dersler okuttu. Ahmet Hamdi Tanpınar 1939 yılında İstanbul Üniversitesi’nde Yeni Türk Edebiyatı profesörlüğüne atandı. 1943-1946 yılları arasında Maraş milletvekili olarak görev yaptı. Bir süre Milli Eğitim müfettişliği yaptı. Sonra 1949 yılında Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’ndeki görevine döndü. Gençlik yıllarında Yahya Kemal ve Ahmet Haşim’in talebesi ve dostu olmuş, Batı edebiyatından Paul Valéry ile Marcel Proust’u kendisine üstad olarak seçmiştir. Bu yazarlar edebiyatta güzellik ve mükemmelliyete önplanda yer verirler. Onlara göre edebiyat, tıpkı resim ve musiki gibi “güzel sanat”tır. Onlardan farkı, boya ve ses yerine, insanı ve hayatı anlatmada bu iki vasıtadan çok daha zengin olan dili kullanmasıdır.

Tanpınar şiiri hayatının en büyük ihtirası haline getirmiş, fakat asıl kabiliyetini şiir estetiğine göre yazdığı mensur eserlerde göstermiştir. İlk şiiri 1920’de yayımlanmıştır. Geniş okuyucu kitlesi onu umumiyetle lise kitaplarına ve antolojilere giren “Bursa’da Zaman” şiiri ile tanır. Altmış kadar şiirinden ancak otuz yedisi ile, tek şiir kitabını ölümüne yakın çıkardı: Şiirler (1961; Bütün Şiirleri adıyla genişletilmiş olarak 1976). Şiirlerinde bir imaj ve müzik kaygısı taşıdığı, hikâye ve romanlarında da, başta zaman teması olmak üzere, psikolojik anları, bilinçaltını aradığı, yansıttığı görülür. Çeşitli baskıları olan eserleri Dergah Yayınları’ nda toplanmaktadır.

Enis Batur 1992 yılında Ahmet Hamdi Tanpınar’dan “Seçmeler” adlı bir kitap hazırladı. Yazar ile ilgili yayınlanmış en son eser 2007 yılının sonunda çıkan Günlüklerin Işığında Tanpınar’la Başbaşa’dır. Eser Tanpınar’ın 1953 yılında yazmaya başladığı ve 1962 yılında vefatına kadar tuttuğu notlardan oluşmaktadır. Hayatı boyunca sağlığından şikâyetçi olan Tanpınar, 23 Ocak 1962 günü geçirdiği kalp krizi ile Haseki Hastanesi’ne kaldırıldı. Ertesi sabah, ikinci bir krizle hayata veda etti. Namazı Süleymaniye Camii’nde kılınan Ahmet Hamdi Tanpınar’ın cenazesi Rumelihisarı Kabristanı’nda, hocası ve dostu Yahya Kemal’in yanı başına defnedildi. Mezartaşı üzerinde çok bilinen “Ne İçindeyim Zamanın” şiirinin ilk iki mısrası yazılmıştır:

“Ne içindeyim zamanın / Ne de büsbütün dışında”.

Eserleri

Roman

Huzur (1949)

Saatleri Ayarlama Enstitüsü (1962)

Sahnenin Dışındakiler (1973)

Mahur Beste (1975)

Aydaki Kadın (1986)

Ayna (1950)

Şiir

Şiirler (1961)

Deneme

Beş Şehir (1946)

Yahya Kemal (1962)

Edebiyat Üzerine Makaleler (1969) (ölümünden sonra derlenmiştir)

Yaşadığım Gibi (1970) (ölümünden sonra derlenmiştir)

İnceleme

XIX. Asır Türk Edebiyatı Tarihi (1949, 1966, 1967)

Hikâye

Abdullah Efendinin Rüyaları (1943)

Yaz Yağmuru (1955)

Hikâyeler (yazarın ölümünden sonra derlenmiş olan bu kitap, iki kitabındaki hiikâyelerin yanı sıra daha önce kitaplaşmamış hikâyeleri de içermektedir)

Halikarnas Balıkçısı

Halikarnas Balıkçısı (Cevat Şakir Kabaağaçlı) Hayatı Eserleri

 

 

17 Nisan 1886’da Girit’te doğdu. Babası Girit ve Atina’da sefirlik ve valilik yapan Mehmet Şakir Paşa, annesi Giritli Sare İsmet Hanım; amcası II. Abdülhamit devri sadrazamı Cevat Şakir Paşa, dedesi Şurayı Askeri Dairesi Reisi Miralay Mustafa Asım Bey’dir.

Cevat Şakir, çocukluk hayatının ilk yıllarını babası Şakir Paşa’nın elçi olarak bulunduğu Atina’da geçirdi. İlköğrenimini Büyükada’da, orta ve liseyi 1907’de Robert Kolej’de tamamladı. İlk yazısı aynı yıl İkdam Gazetesi’nde yayımlandı. Bu, İngilizce’den tercüme bir yazıydı. Lise öğreniminden sonra İngiltere’de denizcilik öğrenimi yapmak istediyse de ailesinin ısrarı ile Oxford Üniversitesi’nde tarih öğrenimi gördü. 1913’te İtalyan bir hanımla evlenerek İtalya’da kaldı, resim öğrenimi gördü.

İstanbul’a döndüğünde gazete ve dergilerde yazılar yayınlamaya başladı. Aile, 1914 yılında maddi sıkıntı içine girmiş ve babası Mehmet Şakir Paşa Afyon’daki Kabaağaçlı çiftliğine yerleşmişti. Babasının çiftlikte bir tartışma anında Cevat Şakir’in silahından çıkan kurşunla vurulması üzerine Cevat Şakir cinayet iddiasıyla yargılandı ve 15 yıl kürek cezasına çarptırıldı. Cezasının yedi yılını çektikten sonra baş gösteren verem hastalığından ötürü tahliye edildi.

1925 yılına kadar geçimini haftalık dergilerde tercümeler, yazılar yayınlayarak, resim ve yeni tarz tezhipler yaparak, karikatür yaparak, karikatür çizerek ve renkli dergi kapakları hazırlayarak temin etti.

‘HALİKARNAS BALIKÇISI’ İSMİ NEREDEN GELİYOR?

Bodrum’un antik çağdaki adı olan Halikarnas’ı mahlas olarak benimseyen Cevat Şakir, Bodrum’da balıkçılık dahil çeşitli işlerde çalıştı. Edebiyat sahasına giren eserlerinin büyük kısmını da Bodrum’da yazdı.

İkinci evliliğini dayısının kızı Hamdiye, üçüncü evliliğini Hatice Hanım’la yapan Cevat Şakir’in üç evliliğinden beş çocuğu oldu. Çocuklarının ortaöğrenim çağına gelince, o yıllarda bu kasabada ortaokul bulunmaması sebebiyle ailesini İzmir’e nakletti. Yaşamını yazarlık ve turist rehberliği ile sürdürdü, rehberlik kurslarında da ders verdi.

13 Ekim 1973’te İzmir’de kemik kanserinden vefat etti. Vasiyeti üzerine Bodrum’a gömüldü. Kabiri Bodrum-Gümbetteki Türbe Tepesinde manevi oğlu Şadan Gökovalı ile seçtiği yerde küçük bir müzesi ile birlikte Halikarnas Balıkçısı Müzesi adı altında bulunmaktadır.

 

 

ROMAN:

  • Aganta Burina Burinata (1946)
  • Ötelerin Çocuğu (1956)
  • Uluç Reis (1962)
  • Turgut Reis (1966)
  • Deniz Gurbetçileri (1969)

DENEMEİNCELEME-MİTOLOJİ:

  • Anadolu Efsaneleri (1954)
  • Anadolu Tanrıları (1955)
  • Anadolu’nun Sesi (1971)
  • Hey Koca Yurt (1972)
  • Düşün Yazıları (1981, ölümünden sonra)

ÖYKÜ:

  • Ege Kıyılarından (1939)
  • Merhaba Akdeniz (1947)
  • Ege’nin Dibi (1952)
  • Yaşasın Deniz (1954)
  • Gülen Ada (1957)
  • Ege’den (1972)
  • Gençlik Denizlerinde (1973)

ANI:

  • Mavi Sürgün (1961)

ÇOCUK KİTAPLARI:

  • Denizin Çağrısı
  • Yol Ver Deniz

Melih Cevdet Anday

 

Melih Cevdet Anday Hayatı Eserleri

 

Melih Cevdet Anday 13 Mart 1915 tarihinde İstanbul’da dünyaya geldi.

Çocukluk yılları Kadıköy’de geçti. Ortaokula kadar İstanbul’da eğitim aldı. Liseyi ise Ankara’da, Gazi Lisesi’nde tamamladı. Lise çağlarında Orhan Veli Kanık ve Oktay Rifat gibi isimlerle tanıştı.

Lise mezuniyetinin ardından bir süre Hukuk Fakültesi’nde eğitim gördü. Sonra da Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi’ne kaydoldu. Ancak Devlet Demiryolları’ndaki memuriyetinden ötürü eğitimini yarıda bırakmak zorunda kaldı.

Çalıştığı kurum tarafından Sosyoloji eğitimi alması için Belçika’ya gönderildi.

1936 senesinde Varlık Dergisi’nde Ukde isimli şiiri yayımlandı. Bunun ardından şiirleri Ses, Yaprak, Yeditepe, Papirüs, Yeni Ufuklar, Yeni Dergi, Soyut, Ataç, Dönem, Yön gibi dergilerde yayınlandı.

Orhan Veli ve Oktay Rifat ile birlikte 1941 senesinde Garip isimli şiir kitabını çıkardı.

Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel‘in tavsiyesi ile, Milli Eğitim Bakanlığı Neşriyat Müdürlüğü’nde memur olarak çalışmaya başladı.

1953-55 yılları arasında Akşam Gazetesi’nin edebiyat ve sanat sayfasının editörlüğünü yaptı.

1956 senesinde “Yan Yana” isimli şiir kitabı yayımlandı. Bu kitap 142. maddeye aykırı olması nedeniyle 1964 senesinde yasaklandı.

1979-80 yıllarında da Paris’te eğitim müşavirliği yaptı.

Melih Cevdet Anday, Solunum ve böbrek yetmezliği tanısıyla Marmara Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi’nde tedavi görmeye başladı. 28 Kasım 2002 tarihinde, 87 yaşında hayatını kaybetti.

Büyükada Mezarlığı’nda defnedilmiştir.

Şiir:

Garip (1941, Orhan Veli ve Oktay Rifat’la birlikte)

Rahatı Kaçan Ağaç (Ölmez Eserler, 1946)

Telgrafhane (Yeditepe, 1952)

Yan yana (Yeditepe, 1956)

Kolları Bağlı Odysseus (Yeditepe, 1962)

Göçebe Denizin Üstünde (Cem, 1970)

Teknenin Ölümü (Sander, 1975)

Sözcükler (İş Bankası, 1978, toplu şiirler)

Ölümsüzlük Ardında Gılgamış (Ada, 1981)

Tanıdık Dünya (Adam, 1984)

Güneşte (Adam, 1989)

Yağmurun Altında (Adam, 1995)

Şiir Çevirileri

Annabel Lee – Edgar Allan Poe

Atlının Türküsü – Federico Garcia Lorca

Ben de – Langston Hughes

Bir Zenci Kızın Türküsü – Langston Hughes

Çayhane – Ezra Pound

Gece. Şehir Uyumuş. – Aleksandr Blok

Hürriyet – Paul Éluard

Kanun – Wystan Hugh Auden

Pan Öldü – Ezra Pound

Şiir Sanatı – Paul Verlaine

Roman Çevirisi

Buz Sarayı (Tarjei Vesaas)

Ölü Canlar Gogol)

Babalar ve Oğullar (Turgenyev)

Roman

Zifaftan Önce

Yağmurlu Sokak

Dullar Çıkmaz

Bir Gecede Üç Erkek

Aylaklar

Gizli Emir

İsa’nın Güncesi

Raziye

Meryem Gibi

Birbirimizi Anlayamayız

Deneme, vd

Doğu, Batı

İngiliz Edebiyatından Denemeler

Konuşarak

Gelişen Komedya

Sovyet Rusya

Yeni Tanrılar

Sosyalist Bir Dünya

Dilimiz Üstüne Konuşmalar

Maddecilik ve Ülkücülük

Anadolu’da ve Sosyalist Ülkelerde

Yasak

Paris Yazıları

Açıklığa Doğru

Akan Zaman, Duran Zaman

Sevişmenin Güdüklüğü ve Yüceliği

Yiten Söz

Aldanma ki

Geleceği Yaşamak

İmge Ormanları

Şiir Üzerine Yazılar

Anlamın Anlamı

Çağlar Geçiyor

Şiir Üzerine

Şiirin Vazgeçilmez Üç Dönemi

Şiirin Anlamı

Uzun Şiir – Kısa Şiir

Yarın Düşüncesi

Tiyatro Oyunu

İçerdekiler

Mikadonun Çöpleri

Yarın Başka Koruda

Dikkat Köpek Var

Ölüler Konuşmak İster

Müfettişler

Ölümsüzler

Ödülleri:

1970 TRT Roman Armağanı (Gizli Emir ile)

1973 TDK Çeviri Ödülü (Buz Sarayı ile)

1976 Yeditepe Şiir Armağanı (Teknenin Ölümü ile)

1978 Sedat Simavi Vakfı Edebiyat Ödülü (Sözcükler ile)

1981 İş Bankası Büyük Ödülü (Ölümsüzlük Ardında Gılgamış ile)

1984 Enka Sanat Ödülleri (Mansiyon – Ölümsüzler ile)

1991 TÜYAP Onur Ödülü

2000 Aydın Doğan Vakfı Şiir Ödülü